Galatasaray’ın dört sene üst üste şampiyonluğu, Okan Buruk ve Fatih Terim kıyaslamaları, Türk futbolundaki hanedanlık tartışması, Fenerbahçe Beko’nun Final Four başarısı, Sarunas Jasikevicius’un dörtlü final alışkanlığı, kamu kaynaklarının sporda kullanımı, İtalya Bisiklet Turu’nun Bulgaristan’daki ilk etapları, satranç dünyasındaki tartışmalar ve dahası…
İnan Özdemir ve Bağış Erten, Yaz Deftere’nin yeni bölümüne kısa bir Dünya Kupası ve Panini kartları sohbeti yaparak başlıyor. Bu haftaki sorumuz ise Galatasaray’ın şampiyonluğunun nasıl değerlendirileceği. Bu şampiyonluk, bir hanedanlığın sonunu mu temsil ediyor yoksa başlangıcını mı? Hanedan olmak için kaç sezona, şampiyonluğa ihtiyaç var? 70’lerin Trabzonspor’unu ve 80’ler sonunun Beşiktaş’ını nasıl görmeli? Almanya ve Fransa gibi ülkelerdeki hanedanlıklar üzerine sohbet eden ikili, Pat Riley’nin “Disease of more” (Daha fazlasını isteme hastalığı) tabiri üzerine sohbet ediyor. Devamında Okan Buruk etrafında dönen tartışmalardan ve sarı-kırmızılı takım taraftarına sezon boyu sinen mutsuzluk halinden bahis açmayı da ihmal etmiyor.
Rüzgâra Karşı bölümünde ise ilk olarak Sarunas Jasikevicius yönetiminde üç sezon üst üste Final Four’a yükselen Fenerbahçe Beko var. Nigel Hayes-Davis sonrası yaşananlar, sarı-lacivertli takımın bütçe olarak ligde durduğu yer, Litvanyalı basketbol insanının kulübe sağladığı uyum, Zeljko Obradovic döneminin ardından sarsılmayan kültürel çevre konularımız arasında. İtalya Bisiklet Turu’nun Bulgaristan’dan başlaması üzerine sohbet eden Yaz Deftere ekibi, Tour de France’ın 80’ler sonunda Almanya’ya gidişi ve Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’na da değiniyor. Yağız Kaan Erdoğmuş ile Magnus Carlsen arasında oynanan dev müsabaka, büyükusta Cem Kaan Gökerkan’ın profesyonel satrancı bırakma kararı, sporcularımızın yaşadığı maddi problemler ve dahası Yaz Deftere’nin yeni bölümünde sizleri bekliyor.
#okanburuk #sarunasjasikevicius #yagizkaan
00:00 Giriş
04:52 Galatasaray’ın şampiyonluğu
14:42 Fenerbahçe tekrar Final Four’da
26:30 Giro d’Italia ve bisiklet kültürü
31:58 Yağız Kaan ve Cem Kaan Gökerkan
39:11 Fikstür
***
Oksijen, Türkiye’nin ilk ve tek haftalık gazetesi!
🔔 Kanala abone olduktan sonra zil tuşuna basarak bildirimleri açmayı unutma!
📰 Hemen Oksijen oku: https://gazeteoksijen.com/
21 Comments
Paniniye dijitalden devam
Ben Galatasaray taraftarıyım, bu sezon özellikle 5 yıllık üst üste şampiyonluk için Galatasaray ve Okan Buruk'un çok motive olacaklarını düşünüyorum. Ancak ben genel kanının aksine özellikle şampiyonluklara rağmen Galatasaray'ın son 4 yıldaki kadro yapılanması, transfer edilen oyuncuların kullanımı, gençlere şans verilmesi, ana çekirdekteki 14-15 oyuncu dışında kalan rotasyon oyuncularının kullanımı ve motive edilmeleri durumunu beğenmiyorum bu 4 yıllık süreçteki şampiyonluğun Galatasaray'a mali yükünün gereğinden daha fazla olduğunu düşünüyorum. Her sezon başında transfer sezonu kapandığında 18-20 kişilik rotasyonlu kadro kuruluyor, bu kadronun hem Avrupa, hemde Süper lig için yeterli olacağı konuşuluyor ancak sezon ilk yarısında planlananın veya düşünülenin dışında 14-15 kişilik oyuncu grubu kullanılıyor. kalan 4-5 kişi genellikle kupa maçlarında kadronun %60-70'inden fazlası değiştirilerek oynatılıyor ve düzenli şans bulanlar ile aynı performans beklentisi oluyor, doğal olarak performans istenen düzeyde olmayınca bu sefer "Okan Hoca şans verdi, oyuncular değerlendiremedi" şeklinde yorumlanarak bütün yük oyunculara yıkılıyor ve bu oyuncu grubu çoğunlukla bir önceki sezon şampiyonluğunda etkisi olan ve kritik noktalarda performans alınan oyuncular olmalarına rağmen beğenilmiyorlar ve kadronun yeterince geniş olmadığı sezonun ortasındaki transfer döneminde konuşuluyor. kış transferi döneminde bu oyuncular gönderilip yerlerine yeni kan denilerek başka oyuncular getiriliyor ancak sezonun ikinci yarsında da benzer durum devam ediyor.
Şampiyon olann bir takım her sezon kadrosundan en az 12-14 oyuncu gönderip yenisini alarak bu başarıyı sürdürüyor. Bu belki sportif olarak başarıdır ancak mali külfeti ve her yeni gelen ile yükselen maaşlar sebebi ile bir yerden sonra kontrol edilemez noktaya geliyor. 4 sene önce 4-5 milyon Euroluk senelik maaşlar bile çok çok yüklü görülürken bu gün ilk 11'de en az 3-4 oyuncu 5 milyon euro, 1-2 oyuncu 8 ile 10 milyon ve 1 oyuncu da 15 milyon euro civarında senelik ücretler ile oynuyor. Bu süreç böyle dema ederse bu klübün mali yükümlülüğü nasıl kontrol edilecek? 1 sezonluk başarısızlık en az 4-5 yıllık karanlık bir dönemi başlatan bir hal alır.
Okan Burk'tan memnun değilsem bu 4 yıl içinden ben bu sebeple memnun değilim. Bunun yanında bu 4 yıl içinde altyapıdan 1 tek oyuncuyu kadroya almamış olması, 2022 yılında takımın başına geldikten sonra transfer edilen onca gen. oyuncunun hiç birisinin kadroda kendisine doğru düzgün şans bulamaması, düzenli olarak rotasyonda hiç bir zaman 23 yaş altı oyunculara şans vermemesi.. Mayıs 2026'da Galatasaray'ın bu 4 yıllık şampiyonluğuna rağmen bu sezon ana iskeletteki oyuncuların %60/70'nin değiştirilmesi konuşuluyor ve garip olan bu 4 yılda alınıp kadroda doğrudan ilk 11 devam edecek 25 yaş ve altında oyuncu yok.. ama Galatasaray ulaşmak istediği seviyedeki takımlara bakıyorsun, adamların ilk 11lerinde 3-5 tane 23 yaş altı oyuncu var ve bunlar en az 2-3 sezondur düzenli olarak kullanılan oyuncular.. Galatasaray bu süreçte, Eyüp Aydın, Tete, Elias Jelert, Yusuf Demir gibi oyuncular aldı ve geldiklerinden daha kötü durumda gönderildiler. Bu sezon Renato Nhaga alındı ve Galatasaray'ın sezon içinde en çok sıkıntı yaşadığı merkez ortasaha'da Okan Hoca hiç güvenip oynatmadı. Can Armando alındı ama PAF takımı ile oynatılıyor ve muhtemelen 2 sene sonra çürüyüp ayrılacak Eyüp Aydın gibi. Bu tür şeyler Galatasaray yakın geleceği ile ilgili korku veriyor, Okan Buruk ve yönetim planlamaları için negatif görüyorum.
Bütün bu olumsuzlıklar ile birlikte 4 yıllık şampiyonlukla birlikte Galatasaray'ın Kemerburgaz tesislerine sahip olması ve tesislerin kullanılabilir konuma gelmesi, başlatılan Aslantepe projesi gibi tesisleşmeye yönelik adımlarda bir o kadar bana umut veriyor. Mali disiplin ve finansal konularda da ben maliyeci veya muhasebeci değilim. ancak hem okumuş olduğum mühendislik, hemde özel sektörde aldığım basit muhasebe bilgilerim ile mali tablolara baktığımda borçların arttış gösterdiğini, özellikle futbolcu maaşları, transfer gelir-giderleri arasında ciddi farkların olduğunu görebilecek kadar anlıyorum. Şu anda Galatasaray'ın rakiplerine en büyük farkı attığı, Galatasaray'ın son dönemdeki finansal gücünü şahlandıran şey storlardan elde edilen gelirler, stad gelirleri ve sponsorluklar. bu 3 kalemde ne ufak başarısızlıkta bir anda kesilebilecek kalemlerdir, kalıcı olma durumları şampiyonlukların devam etmesine bağlıdır. Bu sebeple Galatasaray 2026-27 sezonunda her zamankinden daha çok şampiyon olmaya ihtiyacı var..
2:19 Programınızda bana da yer verdiğiniz için çok teşekkür ederim.
hazır lebron’un da her zaman ki gibi konusu geçmişken özellikle inan özdemir’e bi sorum var. çocukluk kahramanlarımız, efsanelerimiz
özellikle de sporcularpolitik olarak görüşlerimize çok aykırı açıklamarda bulununca ya da hareket edince onlara dair düşüncelerimizi nasıl koruyabiliriz? özellikle son zamanlarda suçluluk duygusuyla bu konuda çok zorlanıyorum.Teşekkürler
Hanedanlık zaten kurulmadı mı? Trabzon'un hanedanlığından daha büyüğünü Galatasaray zaten halihazırda yaptı ki. Şuan onu büyütme zamanı geldi.
İcerik icin tesekkurler
"Hanedanlık" galat-ı meşhurdur. Farsça'daki "-dan" eki Türkçe'deki "-lık -lik" ekine denk gelir. Bu sebeple "hanedanlık" dendiğinde tekrara düşülür, doğru kullanımı "hanedan"dır.
14 senede 9 şampiyonluk almış gs hala hanedanlık sonu mu tartışması bana göre saçma. seneye şampiyon olamasa ertesi sene şampiyon olur. önemli olan takımın her sene üstüne koyarak geliştiğini görmemiz.
Bağış Ertan belgeseli yoksa yapılmalı.
ANAM inan özdemir adımı okumuş, nirvanaya erişmiş gibiyim şu an 😀 şaka bir yana programda yorumlara bu kadar yer vermeniz çok güzel. sadece benimki de değil baştan sona bütün konularda bir sürü yoruma değinmişsiniz, herhalde sayıca az ama nitelik olarak daha derinlikli yorumlar gelmesinin avantajı. izleyiciye değer verdiğinizi hissettiriyor, kendi adıma teşekkür ederim <3
sizlerin de programda bahsettiği gibi satrançta sporcular diğer sporlara nazara eşit gibi görünse de bazı konularda maalesef ayrışıyor. yaş grupları 5 yıldızlı otellerde sömestr dönemi yapılıyor. masraflar az buz değil. üstelik her çocuktan yağız olacak diye bir durum yokken buralara giden ve üstüne masraf yapılan çocuk için ciddi baskı demek. süper güçlü bilgisayarları hocaları geçtim, şu anda iyi bir turnuva oynamak için hafta sonu da yetmiyor.(90 dakika + 30 saniye eklemeli) dolayısıyla şehirler değiştirip otellerde konaklamak, öğrenciysen okuldan, velilerinse işlerinden izin alması gerekli. yazın oynanan birçok turnuva var doğru fakat, iyi bir turnuva bir hafta demek. bunun maddi boyutunu geçtim zamanı da her veli ayıramıyor. nice potansiyel yetenek daha görülemeden kaybolup gidiyor, bu biraz da satrancın doğasıyla alakalı.
Ne olurdu amed sporu övmeseniz ne kaybederdiniz? Bu kadar hassasken konuşmasanız ne kaybederdiniz? Her sevdiğim her takdir ettiğim ünlü ya sırrı süreyya över ya amed spor över ya ne oluyorsunuz anlamadım. Bu kadar mı hümanistsiniz hiç mi milliyetçi tarafınız yok? Bu kadar hümanistseniz bunca öl*n insanları kolay unutuyorsunuz? Sizin görüp veya bilip benim yanlış veya bilemediğim şey nedir bu konuda lütfen biri açıklasın!
Katılmıyorum görüşünüze.Galatasaraylılar olarak çok sevindik iki kez konvaya çıktık.Şampiyonlar liğinde 16 ya kaldık.Okan hocamızdan da memnunuz şımarıklığa gerek yok. Fenevi de 3 ledik çok güzel bir maçla yendik daha ne olsun🎉🎉🎉🎉
İkinizi de uzun zamandır keyifle takip eden bir sporsever olarak, Amedspor bir projedir güzellemenizi asla anlayamıyor ve kabul edemiyorum. Finansmanı terör örgütü olan bir futbol kulübünün ve “organik” olarak tarif ettiğiniz, AKP’nin tasarladığı bir alanda yalnızca öyle olması istendiği için (Türkiye’deki pek çok şey gibi) lige yükselme başarısı elde eden bir yapının bu şekilde sunulmasını doğru bulmuyorum. Sporun kimlikle ve mücadeleyle bir ilişkisi vardır, bunu kabul ederim. Ancak bu kimliğin ve verilen mücadelenin biçimini hiç sorgulamadan, proje ve kitlesi ile güzellemeniz bana inanılmaz geliyor. Verilenin bir var olma mücadelesi değil bir kimlik üstenciliği olduğunu ve her şeyde olduğu gibi spora da zarar verdiğini göreceksiniz. Ve yine bir siyaset kıskacı olarak ''organik'' olmadan var olup alalede bir şekilde yok olduğunu da hep birlikte göreceğiz.
Amedspor güzellemesini ve bu oluşumu normalleştirmeye çalışarak konuşmanızı hoş karşılamadım. Bu konuyla ilgili böyle gerçeklerden uzak şekilde yorum yapmasaydınız keşke.
Kapitalizm ve liberalizm eleştirisi gelmemiş bu bölümde.Lütfen tekrar çekilsin.İnsan hakları,çalışan hakları,demokrasi,hukuk,basın özgürlüğü,seyahat özgürlüğü konusunda insanlığın başına gelen en güzel şey olan sosyalizm(😂)yılmaz savunucularından İnan Özdemir ve Bağış Ertenden rica ediyorum.
30:00 bu yorumu geçen hafta okuyup begenmiştim. Hatta eşime okumuştum bu yorumu. Bunu programa taşımaniz hoşuma gitti…
Briç ile hiç ilgilenmedim. Gelecekte de ilgimi cekeceğini hiç sanmiyorum. Ama spor haberlerinde okumak , dunya sampiyonu birinin varligini bilmek güzel olurdu.
Spor dünyasinda böyle bir haberin çikmamasi tam bi fiyasko, saçmalık…
Galatasaray icin yorumlara biraz katilmiyorum. Galatasarayin problemi yorgunluk degildi kaldi ki kadroyu yeniledi gs fakat oyuncularin rahatligiydi.
Ne zaman puan olarak yaklassa kontakt aciyordu takim yani son dk son puan olayina cok katilmiyorum
Kaldi ki bence transferlerle seneye cok daha rahat bile gecebilir
amedspor'un proje olduğu doğru ama ne projesi olduğunu siz de biz de gayet iyi biliyoruz. biraz aynaya bakacak onurunuz olsa zaten dile getirirsiniz ancak böyle bir şey beklemiyorum elbette sizlerden. yazık.